07-10-2009, 10:37 AM
Akvaryum Balıkları
Yumurta ile Çoğalan türler





Tetrazon
Akvaryum hobisinin en temel balıklarından biridir. Şöhretini büyük ölçüde başka balıkların kuyruklarını yiyerek yapmıştır. Japon veya canlı doğuranlarla karma yapılan tetrazonlar akvaryumda sonu gelmez sorunlara yol açarlar.Sürü halinde beslenmeleri gerekir. Birkaç tane alındığında daha huzursuz ve uyumsuz olan bu türü kalabalık bir grup olarak beslemek keyiflidir. Satış boylarındayken oldukça gösterişsiz olan bu balıklar büyüdükçe parlaklaşırlar. Erkekler daha küçük ve dar bir gövdeye sahip olurken dişiler genelde yumurtalar nedeniyle patlayacak kadar şişen bir karına sahip olurlar. Kızartıcı yemleme ile özellikle erkeklerde kırmızı renkler baskın hale gelir.Yumurta dökerek çoğalırlar ve yumurtalarına bakmazlar. Akvaryumda bitki köklerine yakın yerlerde aniden sürünün toplanması yumurta döken bir çiftin sürünün kalanına ziyafet çektiğini düşündürmelidir.Zaman zaman canlı yemlerle beslendiklerinde gelişimleri belirgin şekilde hızlanır. Pul yemler beslenmeleri için idealdir.Geçmişte sadece kendi gibi biraz hırçın birkaç akvaryum canlısıyla bakılabilen bu güzel balıklar bugün piyasada bulunabilen, sayısı ondan fazla tetra türleri veya orta derece sert çiklitlerle karma yapılabilir. Sürekli hareketli oluşları, en ufak yem parçasını bile bulup yemeleriyle akvaryuma hem görünüm hem de biyolojik dönüşüm açısından faydalı olurlar.

Malavi Çiklit
Malavi Çiklitleri içinde sert karakteriyle tanınır. Akvaryum koşullarında 25 cm boya ulaşabilir. Ancak karma akvaryumlarda çoğu zaman daha küçük kalır.
Çok küçük boylardan itibaren renklidir. Kahverengi ve beyaz desenler dişide yaşam boyu kalıcıyken, erkekte kafadan gövdeye doğru yayılan mavi renk üreme çağından itibaren belirginleşir. Kırmızı rengi belirginleştiren karotenden zengin yemlerle beslendiğinde yüzgeçlerdeki turuncu renkli çizgiler mükemmel görünür.
Büyük ve kavgacı balıkların akvaryumda barındırılmaları tecrübe gerektirir. Çoğu zaman bunun sadece büyük hacimle sağlanabileceği düşünülür ancak bu yanlıştır. Küçüklükten itibaren beraber bakılan balıklar daha uyumlu olurlar. Yemleme rejimi, aydınlatma ve sıcaklık gibi değerlerle oynayarak bu gibi sert türleri sorunsuz yaşatmak mümkündür. Akvaryumdaki dekorasyonun düzenlenmesinde balıkların güç dengelerine göre paylaşabilecekleri alanlar yaratmak çok önemlidir. Ayrıca hırpalanmış bir balığın akvaryum içerisinde sağ kalabilmesi ve güç toplayana kadar kendini koruyabilmesi gereklidir. Yaralanan balıkların iyileşmesi amacıyla akvaryumdan uzaklaştırılmaları geçici bir çözümdür. Akvaryuma dönüşleri genelde daha da sorunlu olacaktır.
Akvaryum içerisinde yutabileceği boyda balık bulunmamalıdır. Renginin ve deseninin yarattığı avantajla zemine çöküp hareketsiz kalarak yutabileceği balıklara tuzak kurabilir.
Yaşayan Kaya ağızda kuluçka yapan türlerdendir. Dişiler yavrulara çok bağlıdır, nadiren yumurtalar yutulur. Beslenmeleri çok özel bir özen gerektirmez ancak aşırı iştahlı tüm Malavi türleri gibi Bloat’a (karın şişmesi) karşı dikkatli olunmalıdır.

Black ghost knife fish
Nadir bulunan türlerden biridir. Dünyada “clown knife fish” (palyaço bıçak balığı) ismiyle bilinir. Ülkemizde yine bir bıçak balığı olan hayalet (black ghost knife fish) daha çok tanınır. Palyaço bıçak balıkları çoğu zaman akvaryumcularda bir köşede unutulan balıklardır.
Hayaletlere oranla ışıktan çok daha az ürkerler. Bu sayede gün boyunca akvaryum içerisinde saklanmadan dolanırlar. Yine de çok zayıf bir aydınlatma kullanmanızı tavsiye ederim. Bu sayede canavar sınıfında gösterilen bu balıkları elden kuru yem almaya bile alıştırabilirsiniz. Çoğu kaynakta kendi türü dahil hiç bir balıkla beraber bakılamayacağı belirtilse de ben bu balıklardan dördünü birarada sorunsuz yaşatabildim. Kuru yemleri kabul etmediği, sadece balıkla beslendiği bilgisi de geçerli değildir. Canlı yemlerle beslemek büyümeyi hızlandırmakla birlikte balıklardaki agresif davranışları da ortaya çıkarmaktadır.
Yavruyken kuyruğa yakın birer leke gibi gözüken benekler balık büyüdükçe belirginleşir ve erişkinlikte etrafında sarı halka oluşur. Zeytin yeşiline çalan gri derilerinin üzerinde bu benekler muhteşem bir görüntü oluşturur.
Değişen su koşullarına dayanıklıdırlar. Ancak ilaç kullanımına hassastırlar.
Gözleri karanlıkta görmeye adapte olmuş bu türün ilk bakışta (özellikle parlak ışıklı bir satış akvaryumunda) kör olduğunu bile düşünebilirsiniz. Ancak ağırlıklı olarak hareketi algılayan bu balıklar sizi kısa sürede şaşırtacaklardır. Koku duyuları iyi gelişmiştir ve en küçük yem parçasını bile saniyeler içinde bulup mideye indirirler.



Astronot
Akvaryum hobisinde en fazla tanınan türlerden biridir. İri cüssesi, gözalıcı renkleri ve insana kolay alışabilmesiyle herkesin ilgisini üzerinde toplayabilen astronotlar ülkemizde genelde yetersiz hacimlerde ve kötü su koşullarında bakılırlar. Kaplan, bakır ve albino gibi yaygın olarak bulunabilen varyeteleri vardır. Renklendirici yemlemeyle balıklardaki değişim inanılmaz boyutlara ulaşabilir.
Kesinlikle bir başlangıç balığı olmayan bu türü beslemek için olabildiğince büyük bir akvaryuma, kuvvetli mekanik ve biyolojik filtrasyona ihtiyaç vardır.
Sağlam yapısından beklenmeyecek sekilde beyaz benek ve mantar hastalığına (özellikle göz) hassas bir türdür. Bulundukları akvaryumda kuvvetli bir ısıtıcı bulunmalıdır ve plastik ısıtıcı koruyucusu kullanarak balıkların ısıtıcıyı kırmaları engellenmelidir. Gözlerdeki bulanıklık suyun ağırlaştığını ve acilen bir su değişimi yapılması gerektiğinin habercisidir. Bu aşamada geç kalınırsa göz kalıcı olarak saydamlığını yitirir.
Erişkin astronotların taşınması da güçtür. Mutlaka kova içerisinde taşımanızı ve akülü bir motorla hava vermenizi tavsiye ederim. Özellikle stresli anlarda aşırı mukus salgılayarak suyu çok süratli bir şekilde bozarlar.
Cinsiyet ayrımı zordur. Tüplere bakarak ayrım yapmak sadece yumurtlama döneminde mümkündür. Balıkları sürü içinde izleyerek çift ayırmak mümkün olabilir. Çene çeneye kitlenerek kavga edilmesi erkekler arasında sıkça görülmekle birlikte, eşleşme davranışının başlangıç dönemlerinde cinsiyetler arasında da sergilenebilir.
Yem seçmezler. Kaliteli ve yüksek proteinli stick yemlerle sorunsuz beslenebilirler.


Cam Kedibalığı/Buz balığı
Dünyada cam kedibalığı olarak isimlendirilirken ülkemizde yine saydamlığını çağrıştıracak şekilde buz balığı olarak bilinirler. Dokularının şeffaf olması tüm iskelet ve damar sisteminin rahatlıkla görülmesini sağlar.
Kalabalık sürüler halinde beslenmeleri uygundur. Bakıldıkları akvaryumda su hareketi biraz fazla olmalıdır. Su hareketine ihtiyaç duyan bu balıkların iç filtrenin su çıkışına karşı yüzdükleri görülebilir.
Akvaryuma alıştıktan sonra oldukça dayanıklı balıklardır. Ancak ortam değişikliklerine bazen dayanamayabilirler. Büyük ihtimalle doğadan toplanan bir tür olduğu için akvaryuma adaptasyonu zor olabilir. İlaç kullanımına hassastırlar.
Yem konusunda seçici olabilirler. Böyle durumlarda canlı yemlerle desteklenmeleri gerekir. Ufalanmış pul yem genelde en kolay alıştıkları yemdir.
İdeal bir karma akvaryum balığı olduğunu söyleyebilirim. Barışçıldır. Kendisi de kolay kolay zarar görmez. Canlı doğuranlar veya Tetra türleriyle rahatlıkla beraber bakılabilirler.

Botya
Karma akvaryumların gözdesi Botya zamanının çoğunu dipte geçiren bir balıktır. Zaman zaman ani hareketlerle akvaryum içinde yer değiştirirler. Fazla ışıktan hoşlanmayan bu balıklar, havanın kararmasıyla birlikte taban kumunu çılgınca karıştırırlar. Salyangozlardan temizlemek istediğiniz bir akvaryumunuz varsa Botya sizin için uygun bir seçim olacaktır.
Makrakanta, kelebek, firavun gibi Botya çeşitleri vardır. Bu balıkların çenelerinin yanında gizli bıçakları bulunur. Tehlike anında bunları görünür hale getirirler. Kepçeyle yakalarken ve torbada taşırken bu bıçaklar sorun yaratabilir. Elinize batarsa ağrılı bir kaç saat geçirebilirsiniz.
İlaç uygulamalarına çok hassas balıklardır. Benzer şekilde tuz ile tedavi bile ölümcül olabilir. Bu nedenle bulundukları akvaryumda beyaz benek tedavisi uygulanacaksa su sıcaklığının yükseltilmesi tercih edilmelidir.
Büyüdükçe renkleri belirginleşir. 20 cm boylara ulaşabilirler. Kaliteli yemleme ve iyi su şartları renklerini benzersiz kılar.
Özellikle yavruyken pahalı bir tür olmamakla birlikte erişkin boyda Botya bulmak hayli zordur. Nadir olarak bulunabilen şov boy Botyalarla herkesin sahip olamayacağı bir akvaryum kurulabilir.

Tarak Balığı
Gerek vücut formu gerekse davranış biçimiyle son derece orjinal bir balıktır. Kırmızı benekli ve çizgili olanları çok gösterişlidir ve boyları 50 cm yi bulabilir. Sarı-kahve renkli ve benekli olanlar genelde daha küçük kalırlar.
Noktürnal (gece aktif) balıklardır. Bu nedenle akvaryumda parlak ışık varlığında zamanın çoğunu kumun içinde gizlenerek geçirirler. Saklanma ve gölge alanları oluşturarak stres almalarını engelleyebilirsiniz. Tabanda kullanılan kumun çok ince olması önemlidir, çakıl parçaları yaralanmalara neden olur.
Saldırgan bir balık değildir ancak geceleri dibe çöken küçük balıkları yutarlar. Çiklitlerle bir arada bakılmaları durumunda aldıkları darbeler sonucu ciltlerinde yaralar açılır ve genelde düzelmezler.
Canlı yemleri çok seveler. Tek tür olarak bir akvaryumda beslerseniz zamanla yem almak için (özellikle canlı yem) alıştırabilirsiniz. Yüzeye yakın bir yere vantuzlarla termometre veya benzeri bir şey asarsanız oraya tutunarak yemlenirler.

Neolamprologus cylindricus (Silindirikus)
Neolamprologus cylindricus (Silindirikus), pek çok Tanganyika türüne göre oldukça yeni tanımlanmış bir balıktır. Akvaryum piyasasında halen yaygınlaşmaktadır. Vücut formu Leleupi’ye çok benzer. Erişkin halleri özellikle erkeklerde Leleupi’ye kıyasla biraz daha iridir. Açık eflatun renkli gövdesi ve koyu mavi-mor bantları vardır. Yüzgeçlerindeki parıltı canlı yemlerle beslendikçe artar.
Silindirikusların denge ve yüzme yetenekleri çok gelişmiştir. En dar yerlerden geçerler ve saklanma ihtiyacı duyduklarında bir aralıkta herhangi bir pozisyonda saatlerce durabilirler. Bu özellikleri sayesinde karma akvaryumlarda sert türlere rağmen yara almadan barınabilirler.
Her iki cinsiyette aynı renk ve desene sahip olduğundan cinsiyet ayrımı zordur. Erişkinlikte büyüklüklere bakılarak ayrım yapılabilse de yavruyken ayrım mümkün değildir.
Üreme olgunluğuna çok geç ulaşırlar. Yavrularına kovuklar içinde bakarlar ve dişiler yavrularına çok bağlıdır. Bir seferde yaklaşık yüz kadar yumurta dökerler. Yavruların gelişimi yavaştır.
Leleupi, Kalvus gibi türlerle beraber bakılabilirler.



Melek balığı
Melek balığı, genellikle çok düşük fiyatlara satılması nedeniyle başlangıç balığı kabul edilen ancak gerçekte oldukça uzun süre üzerinde çalışılabilecek uzmanlık isteyen bir türdür. Üretimi kolay olmasa da, her batında yüksek sayılarda yavru çıkarılabilmesi piyasada bolca bulunmasını sağlar.
Çeşitli renk, yüzgeç ve cilt yapılarına sahip olabilirler. Dünyada sayısız varyetesi üretilmiştir.
Erkek dişi ayrımı vücut ve üreme tüplerinin yapılarına göre yapılabilir. Erişkin erkekler belirgin derecede geniş gövdeli olurlar.
Kalabalık bir grup melek uzun süre beslenirse mutlaka çiftler oluşacaktır. Balıklar genelde dış filtre borusu gibi dik duran bir yeri önce temizlemeye başlarlar. Bir kaç gün içerisinde de yumurtaları dizerler. Çiklit olsalar da her melek çifti yumurtalarını korumayabilir. Bazı çiftlerse diskus gibi yavrularını belirli bir boya gelene dek korurlar.
Beslenmesi özel su koşulları gerektirmez. Ancak üretimde yumuşak su yumurta açılımını ve sağ kalımını etkiler.
Hızlı su hareketi olmayan yüksek akvaryumlar bu balıklar için idealdir. Bu sayede yüzgeçleri iyi gelişir ve heybetli görünümlerini sergilerler. Su değişimleri gelişme ve üremelerinde çok etkilidir.
Kaliteli pul ve granül yemler canlı yemlerle desteklendiğinde ayda iki, üç sefer yumurta yapabilirler.


Ocellatus
Ocellatus Tanganyika türleri içerisinde en az akvaryum hacmine ihtiyaç duyan türlerden biridir. Buna karşın bakımı gerçekten güç olabilen bir balıktır. Ani değişimlerden hoşlanmaz ve kötü su koşullarında toplu ölümler görülebilir. Ocellatus yaşatılamayan bir tankta mutlaka ciddi bir biyolojik dönüşüm sorunu vardır.
Kumu karıştırmayı çok sever ve cüssesinden büyük taşları akvaryumun bir ucundan diğerine itebilir. Bakılacağı akvaryumun taban malzemesi olarak ince kum kullanmak uygundur. Koyu renkli malzeme balığın asıl renklerini sergilemesini kolaylaştırır.
Çok iyi bakılmış bir erkek bile nadiren 4-5 cm boya ulaşır. Dişiler daha küçüktür. Buna karşın korkusuz bir balıktır. Elinizi akvaryuma her soktuğunuzda size saldıracaktır. Hele yuvası olan salyangoz kabuğuna yaklaşırsanız delirir. Asık suratlı bu balıklar boyunun ölçüsüne bakmadan herşeye kafa tutarlar.
İçi boş elma salyangozu kabukları bu balıklar için ideal yuvadır. Akvaryuma balık sayısından fazla kabuk koyarsanız fazla husursuzluk çıkmayacaktır. Yine de sürekli diğerinin kabuğunu sahiplenme gayreti izlenmeye değerdir.
Kabukların içine yumurtlarlar. Dişi balık rahatsız edilirse yumurtaları yiyebilir. Bazen diğer Ocellatuslar grup halinde yuvayı basıp talan ederler.
Yem seçmezler ancak artemia ile beslendiklerinde belirgin şekilde form kazanırlar.

Teksas Çiklit
Teksas Çiklit sert karakterli, düz yüzeylere veya kovuklara yumurta dizerek üreyen bir Amerikan çiklitidir. Kahverengi ve mavi-yeşil renklerin hakim olduğu iki ayrı ırk olsa da ülkemizde genelde mavi-yeşil ağırlıklı olanlar bulunuyor.
Özel su koşulları istemezler. İyi mekanik filtrasyon önem taşır. Erkek dişi ayrımı yüzgeçlerin uzunluğu, iri yapı ve çıkık alına (erişkin erkeklerde) bakılarak yapılabilir. Üreme tüpleri açısından bakıldığında diğer düz yumurta türlerine oranla daha uzun olan erkek tüpü yanılmalara neden olabilir.
Bulundukları akvaryumda çok sayıda saklanma bölgesi yaratılmalıdır. Kavgalarda yara alan balıklar bir kovuğa sığınıp birkaç gün içerisinde toparlanırlar.
Yem seçmezler ancak arada bir vereceğiniz toprak solucanlarıyla teksasları tabak gibi yapabilirsiniz.
Bu balıkların en dikkat çekici özellikleri inanılmaz derecede dayanıklı oluşlarıdır. Birbirini öldürme dışında başlarına birşey gelme ihtimali çok düşüktür. Dayanıklılıkları istemeden de olsa tarafımdan denenmiştir
Bir sabah su değişimi yaparken işe ara vermek zorunda kalmıştım. Hemen döneceğimi düşünerek zaten alçak olan akvaryumdan çok yavaş olarak gerçekleşen sifonlama işlemine ara vermemiştim. Daha sonra da unutup gitmişim... Akşam döndüğümde akvaryumun dibinde bir parmak su vardı. Isıtıcı patlamıştı ve açık ucu suya değiyordu. İç filtrenin kafa motoru ısınarak plastik kaplamasını eritmişti. Sigorta atmamıştı!!! Hemen fişleri çektim. Teksaslar haliyle dipte hareketsiz yatıyorlardı. Bazılarının dışarıda kalan yerleri kurumuş, gözleri bembeyaz olmuştu ancak yaşıyorlardı. Balıkları umutsuzca başka bir akvaryuma attım. Dibe yattılar... yarım saat sonra dipte oturmaya, bir saat sonra yüzmeye başladılar. Gece yarısı olduğunda akvaryumda alan kapma kavgaları başlamıştı, iki gün sonra da yumurta döktüler. Sadece birkaç tanesinin gözlerinde uzun süre kuru kalmaya bağlı beyaz perde kaldı.
Yaşanmış bu tecrübe sadece bu balıkların ne kadar dayanıklı olduğunu değil, elektrikli aletlerin ne gibi tehlikeler yaratabileceğini de bizlere hatırlatmalı. Akvaryumla uğraşırken ısıtıcıyı fişten çekmeli ve mümkün olduğunca devre kesici özelliğe sahip ürünler kullanmaya özen göstermeliyiz.

Crabro
Malavi balıkları içinde zaman zaman ithal edilip yaygınlaşan, daha sonra unutulup yokolan türlerdendir. Yeni başlayanlar ve küçük hacimli akvaryum sahipleri için uygun bir balık değildir. Çok iştahlı, yavruyken renkli ve barışçıl olması nedeniyle hobiye yeni başlayanlar tarafından tercih edilirler. Ancak zaman geçince bu balıklar akvaryumun en büyük ve baskın balığı haline gelirler. Müdahale edilmezse genelde akvaryumda son kalan balık olur ve bir şekilde akvaryumdan uzaklaştırılırlar.
Türlere özgü bilgiler ülkemizde yeterince önemsenmemektedir ve genellikle uygun şartlar sağlanmadan balık alınmaktadır. Bu nedenle Crabro gibi türler yaşanan kötü tecrübeler sonrası kara listeye alınırlar.
Diğer sert karakterli ve çok büyüyen çiklitler gibi Crabro da büyük bir akvaryuma (en az 300 litre) ve bol saklanma alanına ihtiyaç duyar. N.Livingstone, N.Venustus gibi sert balıklarla yapılacak bir karmada kendine yer bulabilir.
Dişileri, yavrularda görülen sarı-kahve renkleri korurken, erkekler siyaha dönerler ve özellikle kur dönemlerinde tanınmayacak derecede renk değişimine uğrarlar.
Beslenmeleri çok özel bir önem taşımaz ancak çok iştahlı olan bu balık aşırı hayvansal protein yüklenmesi durumunda Malawi Bloat’a kolay yakalanabiliyor. Bunu engellemek için bitkisel yemleri de öğünlere eklemek gerekir.


Treto
Tanganyika türleri içinde fazla popüler olmamış bir balıktır. Bazı kaynaklarda “Cüce Frontosa” gibi adlandırılmasına karşın, gerçekte alakasız balıklardır ve erkekleri 20 cm boya ulaşabilir. Hareketlidir. Oldukça sert karakterli bir balıktır. Erkekler arası kavgalar ölümle sonuçlanabilir. Özellikle su değişimleri sonrasında akvaryumun altını üstüne getirirler. Erkeğin aşırı baskısı nedeniyle dişi balık saklandığı kovukta günlerce aç kalabilir.
Solungaç üzerinde parıltılı siyah-mavi benekleri vardır. Erkek ile dişi arasındaki kur kavga görünümündedir. Dişi balıklar eşleşme sırasında gövde renklerini iyice soldururken solungaçlarını açarak normalde yanda olan solungaç beneklerini karşıdan görünür hale getirirler. Erkeklerdeyse gövdedeki açık mavi renk bu dönemde iyice parlaklaşır. Yumurtalarını genelde kovuklar içinde ufak çakıl parçalarına dizmeyi tercih ederler.
Tanganyika türleri içinde insana en az alışan balıklardan biri olduğunu söyleyebilirim. Yem almak için tüm balıklar cama gelse de Treto’lar her zaman temkinli şekilde beklerler. Salyangoz en sevdiği yemlerdendir.



Leptosoma
Leptosomalar Tanganyika Çiklitleri içerisinde narin görünüşleriyle dikkat çekerler. İnce uzun gövdeleri ve parıltılı renkleriyle son derece güzel bir görünüme sahiptirler.
Erkekler daha iri yapıları ve parlak renkleriyle dişilerden ayrılırlar. Erkek dişi renk farklılıkları bazı varyetelerde daha az olabilir.
Ülkemizde en tanınmış varyeteleri Blue flash, Utinta ve Tri-color jumbo'dur. Blue flash ilk popüler olan ve form olarak niteliği en belirli olandır. Utinta adıyla satılan balıkların bir kısmı ya Blue Flash ya da diğerleriyle yapılan melezlemerin sonucudur. Açıkcası Malawi balıklarından İmparator Çiklit'te yaşanan yozlaşma sorununun bu balıkta da birkaç yıl içerisinde yaşanacağını düşünüyorum.
Ağızda kuluçka yapması ve yumurta alma işleminin zemin yerine orta suda gerçekleşmesi ilgi çekicidir. Narin görünümüne rağmen Lamprologuslara kafa tutabilen, erkekler arası şiddet gösterileri görebileceğimiz bir balıktır.
Leptosomaların en hassas olduğu konu bence nakliyedir. Bunun dışında bozuk ve sıcak sudan kötü etkilenirler. Tek başına sıcak su (~30 C) bile solgun renklere neden olabilir.
Görüntüsünden beklenmeyecek derece iştahlıdır ve etçildir. Artemia ile beslenmeleri hem renk hem de gelişim açısından belirgin fayda sağlar.


Barbus titteya
Küçük bir akvaryumda bile bakılabilecek barışçıl bir balıktır. Hem karma Tetra akvaryumlarında hem de canlı doğuran karmalarında bakılabilirler. 22 C derecenin altına düşülmedikçe sorun yaşanmaz. Ortalama su koşullarında sorunsuz yaşarlar.
Erkekleri daha parlak turuncu renge sahipken dişiler sarı-kahvemsi tonlara ve daha geniş bir karına sahip olurlar. Her iki cinsiyette de siyah noktalardan oluşan çizgilenmeler görülür.
Beslenmeleri kolaydır. Kaliteli pul yemler kullanmak yeterlidir. Artemia verebilirseniz balıkların hem rengi hem de genel formu belirgin olarak güzelleşir.
Yumurtaları bitki yapraklarına dökerler. Karma Tetra akvaryumumda döktükleri yumurtaların diğer balıklarca kapışıldığını gördüm.
Bol bitkili bir akvaryumda Rasbora ve Neonlarla güzel bir karma yapılabilir.



Zebra
Akvaryum hobisinde yeterli ilgi görmediğini düşündüğüm bir balık... Hobiye yeni başlayanlar için olduğu kadar karma akvaryum meraklıları için de çok iyi bir seçim olan Zebra son derece dayanıklı bir balıktır. Isıtıcı bulunmayan akvaryumlarda bile bakılabilir. 18 derecenin altına düşmedikçe problem yaşanmaz.
Beyaz benek, mantar gibi hastalıklara inanılmaz derecede dayanıklı olduklarını söyleyebilirim. Tül kuyruk varyetelerine bile sorun yaşamadan bakılabilir.
Yumurta ile üreyen balıklar konusunda tecrübe kazanmak isteyenler için ideal bir başlangıç balığı kabul edilebilir. Zebralar yumurtalarını korumazlar, bu nedenle damızlık balıkların yumurtalara ulaşmasını engelleyecek bir akvaryum düzeni kurulmalıdır. Çok bol bitki veya sentetik tülden yararlanarak üretim akvaryumu kurmak mümkündür.
Akvaryumun genellikle orta ve üst seviyelerini kullanırlar. Ülkemizde henüz yeterli ilgi görmeyen bir uygulama olan hedef balık - target fish için ideal bir seçim olduğunu düşünüyorum. Kolay strese giren veya kavga eden türlerin dikkatini dağıtmak için yapılabilen bu uygulamaya genellikle saldırgan olmayan buna karşın süratiyle kendini koruyabilen balıklar tercih edilmelidir.

Kalem Balığı (PencilFish)
Akvaryum piyasamızda az tanınan bir balıktır Kalem Balığı (PencilFish). Küçük yapılı, gövdesinin ortasında boydan boya seyreden bir siyah çizgiye sahip olan bu balık bence yeni başlayanların kolayca besleyebileceği bir türdür. Buna ek olarak renkli ve sakin balıkların karmalarından hoşlananlara şiddetle tavsiye ederim.
Anavatanı Brezilya olan bu balığın erkekleri kırmızı ve mavi renkler açısından daha zengindir. Erkekler arası rekabet Çiklitlere oranla çok sakin seyreder ancak yanyana gelen erkeklerin hareketleri ilgi çekicidir. Erkekler daha ince yapılıyken dişiler belirgin birer karına sahiptirler.
Özel su koşulları gerektirmezler. Sıcaklık konusunda da çok seçici değildirler. 20 derecenin üzerinde olmak şartıyla hemen her su koşulunda yaşarlar. Yem şeçmezler. Açıkcası pek çok canlı doğurandan çok daha zahmetsizdir ve hastalıklara dayanıklıdır.
Su seviyesinin orta ve üst katmanlarını kullanması dip balıkları ile karma yapılmasına imkan verir. Artemia ile beslerseniz hem renk hem de form açısından ideal görünüm yakalayabilirsiniz.

Altolamprologus-calvus
Tanganyika türleri içerisinde en enteresan vücut formuna sahip balıklardan biridir. Bence etkileyici görünümünü, renginden ziyade enteresan vücut formuna, gergin ve gösterişli yüzgeçlerine borçludur.
Ülkemizde uzun yıllardır tanınmasına rağmen piyasada yaygınlaşması zaman almıştır. Belki bu gecikmenin bir nedeni de pek çok türde olduğu gibi hobicilerin gerçekçi olmayan zorluklarla korkutulmasıdır. Elbette Tanganyika özelliklerine en uygun su koşullarının yaratılması yararlıdır (daha canlı renkler, üretim ...) ancak Kalvuslar özel hazırlıklara gereksinim duymaksızın kolaylıkla yaşatılabilirler.
Ağız yapısı yutmaya uygundur. Yavru balıkları yakalamakta ustadır. Ancak yem paylaşımında diğer türlerin arasında ezik kalabilir. Dibe batan granül yemleri severler.
Üretimleri diğer Lamprologus’lara benzer. Dişi balık yumurtalarını korunaklı bir yere dizer ve korur. Bu süre içerisinde yem yemek için bile oradan uzaklaşmaz. Bu davranışı desteklercesine erkek balık akvaryuma atılan yemleri dişinin uzanabileceği yakınlıktaki yerlere tükürür. Kendi balıklarımda bu olayı ilk gördüğümde şans eseri gerçekleştiğini düşünmüştüm ancak yemi uzak bir yere attıkça erkeğin taşıyıp dişiye getirmesi gerçekten ilginç.
Üreme dönemlerinde simsiyah görünümlerini kısa sürede neredeyse beyaza ve hemen ardından tekrar siyaha çevirebilirler. Kur yaparken yüzgeçleri tamamen açılır ve inanılmaz güzellikte bir görünüme sahip olurlar.
Akvaryumunda balıkların çılgınca yem tüketmesi veya rengarenk görünüm gibi beklentisi olmayan bir hobici bu balıklardan büyük zevk alabilir. Diğer Lamprologuslarla yapılacak karmalarla Tanganyika Gölü’nün havası yakalanabilir.


Labidochromis caeruleus
Labidochromis caeruleus dünyada “Electric Yellow” olarak bilinir. Ülkemizde ise sarı prenses olarak adlandırılmıştır.
Malavi Çiklitleri içinde en fazla ün yapmış balıklardan biridir. Yavrularının erken dönemde renklenmesi, hem dişi hem de erkeğin renkli olması nedeniyle çok ilgi görür.
Cinsiyet ayrımı zor değildir ancak birkaç yanıltıcı durum vardır. Normalde erkeklerde hem sırt hem de alt yüzgeçlerde parlak siyah çizgili bantlar varken dişilerde alttaki bant soluktur. Beslenme, alan kavgası veya yeni balıkla karşılaşma anlarında dişiler de geçici olarak erkek gibi görünebilir. Bu durum kalıcı değildir. Dişilerin karın kısmı erkeklere oranla soluktur ve beyaza dönüktür. Eşleşme dönemlerinde özellikle erkek balıkların yüzlerin kararması normal bir durumdur.
Pseudotropheus zebra ile melezlenen sarı prenseslerde siyah çizgiler yokolmuştur. Malesef pek çok çiklitte olduğu gibi bu balıkta da türün saflığı giderek yokolmaktadır.
Aşırı hayvansal proteinle beslenen balıklarda siyah lekeler artar ve renkler canlılığını yitirir. Sarı prenselerde en güzel renkleri elde edebilmek için bitkisel yemleme yapılmalıdır. Karotenoidlerden zengin yemlerin kullanımı ile turuncuya dönük renk elde edilir.
Ağızda kuluçka yapan türlere özgü özelliklerin hepsi sarı prensesler için de geçerlidir. Yavrularına bağlıdırlar, yumurtalar nadiren yutulur.
alavi türlerine ilgi duyan ancak yer sıkıntısı yaşayanlar sarı prensesi tercih edebilirler.
![]()
Pseudotropheus acei
Pseudotropheus acei ülkemizde Asai ve Iceman isimleriyle tanınır.
12-15 cm boylara ulaşabilen Acei, gerek görünüm gerekse davranış açısından diğer Pseudotropheuslar'dan farklıdır. Çoğu Mbuna cinslerinde görülen dikine çizgilenme yoktur, aşırı saldırgan karakter Acei'lerde gözlenmez. Karma akvaryuma uyumu genelde sorun yaratmaz. Aşılmış Pseudotropheus davranışlarına sahip olmayışını destekler biçimde son yıllarda bazı kaynaklarca farklı çiklit gruplarına dahil edilmektedirler.
Erkek dişi ayrımı oldukça güçtür, belirgin farklılıklar taşımazlar. Bu ayrımı güçleştirse de dişisinin de güzel renklere sahip oluşu keyif verir. Ülkemizde mavi gövdeye sarı yüzgeç ve kuyruklu Acei’ler bulunabiliyor. Bazı kitaplarda aynı balığın siyah formu da görülebilir.
Beslenmeleri zor değildir ancak bitkisel yemler ihmal edilmemelidir. Sadece hayvansal proteinden zengin yemlerle beslendiklerinde renkler donuklaşır ve üreme durur.
Ağızda kuluçka yapan Acei'lerin ağız yapısı dardır ve çeneleri serttir. Balıkların kusturulması bu nedenle güç olabilir. Yavrularında iskelet kırıkları görülebilir.

Yunus Çiklit
Yunus Çiklit, Malawi Çiklitleri içerisinde en çok tanınanlardandır. Saldırgan olmaması nedeniyle barışçıl kabul edilebilecek diğer Malawi türleriyle karma yapılabilir.
Çok göz alıcı renklere sahip olmasa da hem erkek hem de dişilerin renkli oluşu çok satılan bir balık olmasını sağlar. Yavruluk döneminden erişkinliğe dek görünüm açısından fazla değişmez. Erkeklerde daha belirgin olmak üzere, erişkinlik döneminde baş kısmında belirgin bir yumru oluşabilir. Kitaplarda yer alan fotoğraflar genelde çok nadide balıklara aittir. Piyasadaki yunusların çoğu bu şekilde kafa yapmıyor.
Yunus beslenecek bir akvaryuma bol miktarda kaya koymaya gerek yoktur. Bu balıklar genelde açık alanda yüzerler. Taban kumunu ince tercih edebilirsiniz. Ağızlarıyla kumu karıştırmayı severler. Etçil beslenen bir balıktır. Yine de bitkisel kaynaklı yemleri ihmal etmemek gerekir. 20 cm’in üzerine nadiren çıkabilirler.
Yavruları diğer Malawi türlerine oranla biraz ürkektir. Kalabalık bir akvaryumda yunus yavruları yem almakta güçlük çekebilir. Büyüdükçe kendini koruyabilir hale gelir, hatta bazen erkekler arası şiddetli kavgalar görülebilir.
Ağızda kuluçka yapan bir balıktır. Bir seferde 150 hatta daha fazla yavru alınabilir. Melezlenmenin önüne geçebilmek için üretim tankında her zaman tek türe yer vermek en doğrusudur.
Yunus Çiklit'in genelde fanatik hayranları vardır. Akvaryumda tek başına yunus besleyen bu hobiciler, sağlıklı ve safkan balıkların garantisidir.

.jpg)
Aequidens rivulatus
Ülkemizde Amerikan çiklitleri fazla tanınmamaktadırlar ve çoğu hakettikleri değeri görememektedir. Aequidens rivulatus’ta bunlardan biridir. Güney Amerika kökenli bir çiklittir. Dünyada “Green Terror” ismiyle tanınırken ülkemizde “Aqua Çiklit” olarak bilinir.
Özel su koşulları gerektirmemesi nedeniyle oldukça kolay bakılabilen bir balıktır. İri cüssesine rağmen çoğu zaman orta boy akvaryumlarda bile sorunsuz yaşar. Ağız bölgesinde ve gövdedeki yeşil çizgi ve noktalarla yüzgeç uçları ve kuyruktaki turuncu renk balığın çarpıcı görünümünü pekiştirir.
Erkekler dişilere göre daha iridir, alınları çıkıktır. Yetişkinlik döneminin başından itibaren erkekler daha açık ve parlak renklidirler. Zamanla yüzgeç uçları da daha uzun, saçaklı hale gelir. Dişilerin alınları daha yuvarlaktır, yüzgeçleri küt kenarlıdır. Karın bölgeleri koyu renklidir.