Çılgıntalebeler.com (Paylaşımın Ses Adresi)

Orjinal Görünüm: Yengeç
Şu Anda Kısıtlanmış Görüntüleme Modundasınız. Orjinal Görünüm için, Buraya Tıklayın


Brachyura takımından, önayaklı kabukluların çoğuna verilen ortak ad.
Tür sayısı 5 000 i aşan (yani bütün öteki önayaklıların toplamı kadar) Brachyura takımı üyelerinin ortak özellikleri; karın körelmiş, başlıgöğsün altına kıvrılmıştır; ilk göğüs ayakları , çoğunlukla büyük kıskaçlara dönüşmüştür; diğer dört çift ayaksa yürümeye, ilerlemeye yaramaktadır. diğer özellikler (yani su dışında solunum yapabilme, saplı gözler, yan yan yürüme) ancak bazı familyalara özgüdür.
Yengeçler gelgit bölgesinden binlerce metre derinliğe kadar bütün denizlerde bulunan ve son derece çeşitlilik gösteren bir öbektir. Çoğu denizin dibinde durur, ama Portunidae familyasındakiler gibi bazılarının son göğüs bacakları palet gibi yassı olduğundan hızla yüzebilir. Ocypodidae familyası üyeleriyse sıcak ülkelerde, kumsallarda bulunur ve gelgit sırasında deniz çok yükseldiği sırada su altında kalan kovuklarda yaşar. Gecarcinidae familyası üyeleri gibi bir kısmıysa, karalara yerleşir, yerde dehlizler kazar, ancak üreme zamanı denize giderler. Potamidae familyasındakiler tropikal tatlı suda yaşayan yengeçlerdir. Bizimki gibi ılıman bölgelerde yaşayanlar öbeğin çeşitliliği hakkında çok iyi fikir verebilir. Dromia'lar sırtlarında canlı bir sünger taşırlar; sünger onlarla aynı zamanda gelişir ve onları korur. Deniz örümcekleri bağalarında büyüyen ve onları gözden saklayan suyosunları yetiştirirler.
Kıyılarımızda en sık rastlanan türlerse Portunidae familyası üyelerinden çağanoz (Portunus puber) ve yeşil yengeçtir (Carcinus maenas). Deniz çekildiği zaman çakılların üzerinde koşturup duran bu yengece kıyı yengeci ve çingene çağanozu da denir. Genişliği 30 cm'ye varan ve ağırlığı 6 kg'i aşan pavurya (Cancer pagurus) bölgemizdeki yengeçlerin en irisidir, ama öbeğin Japonya'da yaşayan daha büyük üyeleri de vardır. Bunlarda Macrocheira kaempferi'nin bağa genişliği 40 cm'yi geçer, bir uçtan bir uca bacak açıklığı 3,50 m'yi bulur, en küçük yengeçlerse, Akdeniz'de yaşayan ve boyu 5 mm'den aşağı olan minik Sirpus'lardır. "Palmiye yengeci" (Birgus latro) gerçek yengeçler takımından değil, Cenobitidae familyasından bir kabukludur.
Suda yaşayan hayvanlar da kendilerini ve yavrularını korumak için yuva yaparlar. Örneğin; Malezya'da yaşayan Asker yengeç, gel-git sınırları arasında yaşar ve suyun kabarması sırasında kendini içi hava dolu küçük bir sığınağa gömer, suyun çekilmesi sırasında ise kum topaklarıyla bu sığınağın çevresini örter.
Dünyanın en büyük kabuklusu Japonya sularında yaşayan ve boyuna kıskaçlarının uzunluğu da katıldığında yaklaşık 3-3.5 m. uzunluğunu bulan bir tür yengeçtir. Bu türün dişileri bir seferde yaklaşık 1.5 milyon yumurta yumurtlayabilirler.
Mercan resiflerinde yaşayan örümcek yengeçleri, beslenmek için gece olmasını bekler. Gece olduğunda ise mercanların üzerine çıkarlar. Bunun nedeni sudaki akıntının yengeçlerin bulunduğu yere çok sayıda besin parçası getirmesidir. Yengeçler akıntıyla yüzen bu besinleri yakalayabilmek için dikenli bacaklarını kullanır. Hava aydınlanmaya başladığında ise suyun derinliklerine doğru ilerlemeye başlarlar. Örümcek yengeçleri aç balıklara ve en büyük düşmanları olan mürekkep balıklarına yakalanmamak için derinlerdeki kayalıkların yarıklarına saklanır. Başka bir önlem olarak da deniz bitkilerinden olan Anemonlar'ın zehirli dokunaçlarının altına gizlenirler. Eğer karanlıktaki bir yengecin üzerini ışıkla aydınlatırsanız hemen beslenmeyi bırakacak ve yaklaşık 30 saniye içinde derinlere doğru ilerlemeye başlayacaktır.
Harlequin yengeçleri yumurtalarını karın bölgelerinin alt kısmında yer alan bir bölümde taşır. Yengeçler bu dönemde kıskaçlarını açarak düşmanlarına karşı saldırgan bir hava vermeye çalışır. Alt soldaki resimde yengeç tarafından çok dikkatli bir şekilde karın bölgesinde korunan sarı yumurtalar görülmektedir. Aynı şekilde Trapez yengeçlerinin dişileri de yumurtalarını karınlarında bulunan koruyucu bir kapağın altında taşır. Sert mercanlarda yaşayan bu canlılara yavrularını koruyabilecekleri vücut yapısını ve yavrularını koruma içgüdüsünü veren Allah'tır.
Hırsız yengeçler kendilerine yiyecek bulmak için ağaçlara tırmanırlar. Öyle ki, palmiye ağacının gövdesinin 15 metre yüksekliğindeki tepelerine dahi hindistan cevizi alıp yemek için tırmanabilirler. Tepeye eriştiklerindeyse, iri kıskaçlarıyla hindistan cevizlerini keserler. Hırsız yengeçlerin kıskaçları o kadar kuvvetlidir ki, bir metal parçasını bile kolaylıkla bükebilirler.
Şemsiye yengeci deniz altındaki en ilginç canlılardan bir tanesidir. Bu hayvan kendisini korumak için pek de alışık olunmayan bir yöntem kullanır. Bu yengeç vücudunun üst kısmını düşmanlarına karşı siper oluşturacak şekilde bir süngerle ya da mercan resiflerinde yaşayan diğer organizmalarla kaplar. Yengecin arka bölgesinde yer alan iki çift bacağında, bu suni şemsiyeyi taşımak için kullandığı pençeler bulunur.
Birçok okyanus yaratığı, okyanus ortamındaki ekolojik dengenin bozulmamasında ve temizliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynar. Hermit yengeçleri, deniz salatalıkları, tüylü yıldızlar, temizlikçi karidesler gibi bazı hayvanlar, denizdeki kaynakları yeniden işleyip kullanılır hale getirirler. Bu canlılardan Hermit yengeçleri, birçok yengeçten farklı özelliklere sahiptirler. Örneğin kendilerini düşmanlarından koruyabilecekleri sert kabukları yoktur. Bunun yerine boş bir deniz kabuğundan koruyucu bir örtü oluştururlar. Daha önce bir deniz salyangozunun evi olan bu kabuğun, yengece uyumlu olabilmesi için dikkatli bir şekilde seçilmesi gerekir. Yengeç büyüdükçe ihtiyaç duyduğu kabuğun boyutu da büyüyecektir. Bu yüzden yengeç kendi kabuğu büyümeden önce yeni bir kabuk arayışına başlar. Yenisini bulduğunda hızlı bir şekilde eski kabuğundan yenisine geçer. Başka hiçbir savunması olmayan bir yengecin başka bir kabuk kullanarak kendisini korumayı akletmesi imkansızdır, böyle bir şeyi yengeç başkasından da öğrenmiş olamaz. Yeryüzündeki diğer bütün canlılar gibi Hermit yengeçleri de yaratmada hiçbir ortağı olmayan Allah tarafından yaratılmışlardır.
Hayalet yengeci doğal kamuflaj yöntemiyle savunma yapan canlılara güzel bir örnektir. Hareketsiz bir şekilde dururken, kumlu rengi sayesinde sahilde görünmez hale gelir. Başka bir hayalet yengeç yuvasına yaklaştığında, onu uzaklaştırmak için uyarı mahiyetinde bir sürtünme sesi çıkarır. Hayalet yengecinin ilginç özelliklerinden bir tanesi de yuvasını terk ettiğinde orada yaşamış olduğunu belirtecek işaretleri ortadan kaldırmak için yuvanın boşluklarını kapatmasıdır.
Bilindiği gibi pek çok canlı renk değiştirme yeteneğine sahiptir. Fiddler yengecinin renk değiştirme mekanizması ise diğerlerinden çok farklıdır. Fiddler yengeçleri çamur oyuklarında yaşarlar ve günlük olarak renk değiştirirler. Akıntıların durumu, gece ve gündüz gibi etkenler yengeçlerin renk değiştirmesinde rol oynar. Yengeçler, gece olduğunda cansız ve solgun bir renk alırlar, gündüz olduğunda ise renkleri koyulaşır. Çünkü gündüz vakitlerinde dışarıda hareket eden yengeçler için koyu renk, çamurda rahatlıkla kamufle olmalarını sağlayacak bir yardımcı olacaktır. Bu, Allah'ın sanatıdır. Allah herşeyden haberdar olan, sonsuz güç sahibi olandır.

Referans URL